***ÇAMBASI KÖYÜ KELKİT ŞİİR SAYFASINA HOŞGELDİNİZ.***

26/11/2009 - ***ŞİİR PINARI***

  

 

 

 

 

 

 

 

 

  

  

 

 

 

 

 

 

 

     

 

 

 

 

  

     SANA DOĞRU...
Elim açık niyazdayım,
Huzurunda namazdayım,
Tarif edilmez hazdayım,
Yürüyorum SANA DOĞRU!
    Doksan dokuz yüce ismin,
    Kimse bilmez nice cismin?
    Sen yüceler yücesisin,
    Yürüyorum SANA DOĞRU!
Tüm varlıklar sana muhtaç,
Lutfeyle kalbimizi aç,
Zikrindedir dağ, taş, ağaç,
Yürüyorum SANA DOĞRU!
      Senden kopan zarardadır,
       Affı olmaz, firardadır,
       'Ayar tutmaz' ayardadır,
       Yürüyorum SANA DOĞRU!
Bilinmez mahluk sayısı,
Yoktur rahmetin kıyısı,
Alnımızda Hakk yazgısı,
Yürüyoruz SANA DOĞRU!
        Fevc fevc koşuşan müminler,
        Kaben bakar bakar güler,
        Hele Zemzem'den içenler,
        Koşuyoruz SANA DOĞRU!
İman ettik ELHAMDÜLİLLAH!
MUHAMMED'DİR RESULULLAH!
Değil metre, fersah fersah,
Koşuyoruz SANA DOĞRU!
       Ben çalarım Hakk kapısın,
       Vallahi Sen hep BAKİSİN!
       İlanımdır; herkes bilsin,
       Uçuyorum SANA DOĞRU!
Bazan atlı bazan yaya,
Uçup kanatsız fezaya,
Dilde tövbe, kalpte haya,
Yürüyorum SANA DOĞRU!
          Varmı Sen'den başka mabud?
          Sen EHAD'sin hemde VEDUD!
          Uzattım şu elimi tut,
          Yürüyorum SANA DOĞRU!
Toprağa düşen çekirdek,
Büyür, uzar titreyerek,
"Olmak " için emir gerek!
Yürüyorum SANA DOĞRU!
         Diller dese, yazsa kalem,
         Anlatmaya yetmez kelam,
         Asarındır bütün alem,
         Dönüyoruz SANA DOĞRU!
Sen'i sena eder kulun,
Gelin Hakk'a tabi olun.
Ne güzel Yaa Rabb'im yolun!
Yürüyorum SANA DOĞRU!
          MUHAMMED'i gönderen Sen!
          Yönüm Sana dönderen Sen!
           Hayat veren öldüren Sen!
           Ölüyorum SANA DOĞRU!
                      ilyas AYYILDIZ...
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/11/2009 - *** DOST ALMANYA***

  

 

NE ÜMİTLER BESLEMİŞTİK,

GELİRKEN BİZ BU ELLERE.

YAŞAMAYA ÇALIŞMIKTIK,

BİNBİR TÜRLÜ ÇİLELERLE.

 

YILLAR ÇABUK TÜKENDİ,

YAŞLANDI BİRİNCİ NESİL,

KİMİ ÜZGÜN PERİŞAN,

KİMİSİ SERİL SEFİL.

 

BABA DARGIN EVLADIYLA,

GENÇ KIZLARIMIZ SOKAKLARDA,

TÖRELERİMİZ HEP KAYBOLMUŞ,

KURUMUŞUZ BATAKLARDA.

 

BİR SIZI YAKAR İÇİMİ,

ACEP BU GENÇLİK BENİMMİ,

KİMLER ÇALIP GÖTÜRDÜLER,

VERİN BANA KİMLİĞİMİ.

 

ADIMIZ OLMUŞ ALMANCI,

BU SÖZ NE KADAR ACI,

ALMAN RAUS DEYİP KOVAR,

ÜLKEMDE GARİP ALAMANCI

 

KİMLİK BUNALIMINDAYIZ,

NE TÜRK KALDIK, NE ALMANIZ,

YÜREĞİMİZ BURUK BURUK,

NERDE BİZİM VATANIMIZ.

 

HANİ NERDE CAN YOLDAŞLAR,

KARDEŞTEN İLERİ, ARKADAŞLAR,

DIŞARI ÇIKMAZ OLMUŞ,

HİCAPTAN AL AL YANAKLAR.

 

ALMAN MARKINA SATILDIK,

ŞİMDİ KENARA ATILDIK,

İLMİK İLMİK KOPUP GİTTİ,

SÖZDE KALDI AKRABALIK.

 

İŞTE BİZE DOST GÖRÜNEN

ALMANYANIN ACI SONU,

KAYBETTİK BİZ KİMLİĞİMİZİ,

ŞAŞIRDIK BAK YOLUMUZU.

       İLYAS AYYILDIZ..........

 

 

 
 
 
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/11/2009 - ***DÖRTLÜK.***



Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/11/2009 - *** YA MUHAMMED..(sav)..



                  YA MUHAMMED (sav)
Ya Resulallah;
Hani tebliğin ilk yıllarıydı,
Seni alaya alan Eb-u Lehebler vardı!
Şimdi onun torunlarıda aynı işi yapıyor;
Eb-u Cehiller, Şeybeler bize hor bakıyor
Ve YA MUHAMMED (sav)..
Bizi Sen'den koparmak istiyorlar.
            **********
Ya Resulallah;
Hani sana inananlar çoğaldıkça
Kuduranlarda çoğalıyorduya!
Bu gün bir tarafta
Eb-u Bekir, Ömer, ve Osman'lar,
Ali ve Hamza'lar,
Bir tarafta Bilal'lere zulmedenler var.
Ve Sümeyye'ler 
Ünüversite kapılarında ağlatılıyorlar!
Ve YA MUHAMMED (sav)..
İmanımızı da bizden ayırmak istiyorlar.
           **********
Ya Resulallah;
Hani okuduğun Mübarek Kuran'ı
Gizli gizli dinlemeye gelenler vardı.
Ve onlar görünce birbirlerini, ayıplarlardı,
Bir daha gelmemeye ahid tutarlardı.
Çünkü "kafir"de olsalar
Muhammed-ül Emin'i tanıyorlardı.
Ancak nefsin esiri olan bu zavallılar,
Sana "bilerek" inanmıyorlardı!
Bu gün onların torunları var,
Ve YA MUHAMMED (sav)..
Onlar bizi Kuran'ımızdan ayırmak istiyorlar.
            **********
AMA YAAAA RESULALLAH;
SEN'İN YANINDA 
EZELDEN SÖZ VERİP SANA
"ANAM-BABAM SANA FEDA"
DİYEN SAHABELERİN DE VARDI!
İŞTE BİZLERDE ONLARIN TORUNLARIYIZ;
ET TIRNAKTAN, EL AYAKTAN
BAŞ GÖVDEDEN, CAN BEDENDEN
AYRILIR BELKİ AMMA!
EEEYYY İKİ CİHAN GÜNEŞİ EFENDİM
BİZ SEN'DEN
SEN'İN O KUTLU YOLUNDAN,
ASLA VE ASLA AY-RIL-MA-YA-CA-ĞIZ!
                                       İlyas AYYILDIZ..

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/11/2009 - ***ŞİİRLER***




Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/11/2009 - ***KÖYÜM***


Bir köy tanıtayım size

Dikenin de gülleri var.

Dertleri sığmaz hesaba,

Taşlı taşlı yolları var.

 

Başı dertli yazda kışta,

Anlaşılır ilk bakışta.

Her biri ayrı nakışta,

El değmedik şalları var.

 

Kime gider doğru yolda,

Kimi gurbette,  sılada.

Kimi hasretlik çeker de

Yürek yakar ahları var.

 

Kimisin başı dertte,

Derman ararlar gurbette.

Hele bir görseniz sohbette,

Tatlı tatlı dilleri var.

 

Her tarafı tarla çayır,

Yemyeşildir ova bayır.

Sıcaklardan gelmez hayır,

Serin serin yelleri var.

 

Birdir kıvançta tasada,

Ha Musa’da, ha İsa’da,

Odunları yanmışsa da,

Kapılarda külleri var.

 

Dilimden düşmez Kelamım

Başım üstüne selamın,

Bir tanem büyüklerimin,

Öpülecek elleri var.
                   Şahmettin KAYA

 

 

   

   

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/11/2009 - ***DÖRTLÜK***



Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/10/2009 - ***YUNUS'UN PINARINDAN***(Şahmettin KAYA)...

    YUNUSUN PINARINDAN

Sevgilerin kaynağı, Yunus Emre türkmeni.

Kaç asır geçti, hala yeni duruyor yeni,

Kendisi koca gemi, sevgi onun dümeni

 

Sevgi sunup dolandı, gönüller diyarından,

Kana kana içelim, Yunus'un pınarından...

 

Deryaları yüklemiş, kainatta bir için,

Sorulur mu, Yunus'a acaba niye niçin,

Hakk bağrına kor salmış, yanıyor için için.

 

Nasip demiş soyunmuş, vazgeçmiş tüm varından,

Kana kana içelim, Yunus'un pınarından...

 

''Bana seni gerek der'' düşüncesi Haktır hakk,

Bilir ki, Hakk kainatta; hakim olan tek mutlak.

Yaradan'dan kuluna, sevgi taşıyan ulak,

 

Heybesi omuzun da, ağlardı imam narından,

Kana kana içelim Yunus'un pınarından...

 

Evliya düşte görür, derviş dağı aşıyor,

Yetişmeye imkan yok, zamanla yarışıyor.

Vatanın her bir yanında, Yunus E... yaşıyor.

 

Susadı içti belki, Porsuk'un sularından,

Kana kana içelim Yunus'un pınarından...

 

Cümle alem birdir bize, MUHAMMED ümmetiyiz,

Şark'tan kopan fırtına, Garba inen atiyiz,

Yunus'ta söyleyen dil RABbin muhabbetiyiz.

 

Bizi kurtarır ancak, her girdabın darından,

Kana kana içelim, Yunus'un pınarından...

 

Yunus dersini almış, Yücedeki Alimden,

O, Alime kul gerek, fakat aklıselimden,

Bir Elif öğrenenler, münezzehtir ilimden.

 

Yunus sözü duyunca, yer sarsılır arından,

Kana kana içelim, Yunus'un pınarından...

 

''Ben bir kitap okudum; kalem O'nu yazmadı,

''İlim kendin bilmektir.'' Bu düsturu bozmadı...

Bir ömür böyle geçti, hep sevdi hiç kızmadı,

 

Gel nasiplen kardeşim, Yunus E... balından,

Kana kana içelim, YUNUS'UN pınarından...

                                     Şahmettin KAYA...

 



 

                                                   
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/10/2009 - HINZIRI DESTANI (İLYAS AYYILDIZDAN)


  
1- Başlayalım söze,ama önce anlaşalım,
Kimseyi kırmak değildir maksadım,
HINZIRI benim dünyalara değişmeyeceğim VATANIM;
Görelim bakalım biz terkeyleyeli HINZIRI ne hale gelmiş,
Devran nasıl dönmüş, neler neler değişmiş!

2- Bunaldınmı biraz, git dolaş Vangi,                  
 Duzlu Su'dan iç, yerine gelsin beiz-betin  rengi,
 Köyün gümrük kapısı Yokuş Osman'ın Meregi,
 Yokuşlar, merekler aynı ama saman değişmiş,
 Tarlalari süren kara saban değişmiş.
 
3-Köyün en siyasetli adamı Siyasi İskender,
 Çipil Mevlüt en çok Keehltel Yahnisini sever,
 Hokka Cemal Dayı ölmeden Cennete gider,
 Mahalleler aynı ama komşular değişmiş,
 Ağızlar bir tuhaf, konuşuklar değişmiş.
 
4-Ticareti merak ettiysen Bakkalcı Ali Osman'ı bi gör,
 Kurt tüccar nasıl olunur,Ağadede'ye sor,
 Ahmet çırak daha, yakında oda usta olur,
 Alış-veriş aynı ama bakkal değişmiş,
 Kese Kağıdına sürülen tutkal değişmiş.
 
5-Marangozluk ederdi, Bekir Dayı'nın ataliyesi vardı,
Bilal Dayının Gavalı'ndan ne güzel sesler çıkardı,
Kadınlar danaların boynuna süslü süslü Haltalar takardı,
Hayvanlar aynı ama malın Cinsi değişmiş,
Kavalı Kürt  Çobanlar almış, onunda sesi değişmiş.

6-Molla Hakkı sabahın fecirinde Çerşembüg'e gide dursun,
Mollalığa güvenme Çit Gayışını omuzunda unutursun,
Sarugunan çit sürer, milletin ağzına peleseng olursun,
Mollalık, Sofuluk aynı ama anlayış değişmiş,
Sabana koşulan kayış değişmiş.

7-TIĞI vur harmana, ayrı koy ÇECi
Yozları ağula koy, Gıdigin yanına at Çebici,
AyranI tihle, sallarken tereyağlı Döymeci,
Yemekler aynı, amaTahta Kaşık değişmiş,
Yoğurtlaşmış sütler, Çalhğamalık Gatıhğ değişmiş.
 
8-Galaga'dan tut, in Gülmez'in yanına,
Gaba İseyin'nen çık Davşan avına,
Ciggo, Culluğ,Vali, birde Sefer'in İseyini var ha,
İsimler aynı ama İseyin'ler değişmiş,
Eskilerin yerine Hüseyin'ler yetişmiş.
 
9-Avşargilin kapıdan misafir eksik olmaz,
Kurunlardan baska yerde zahralar yunmaz,
Gördümki Mezerlige artık Gargalar konmaz,
Taşlar kaybolmuş,mezarlıklar değişmiş,
Hesaplar ters tepmiş, pazarlıklar değişmiş.
 
10-Direktaş aynı heybetle hala dik duruyor Çatakta,
Davar Gıldigi bile kalmamiş Ayduhğçalı'ndaki yatakda,
Berlikten yukarı çık Soğanlının Sırta,
Küçük Koruğh büyümüş Büyük Koruğ'a kavuşmuş,
Devran devir eylemiş, ay bacayı savuşmuş.
 
11-Keşkeğin üstüne dök tereyağlı kızıl üzümü,
Hiç olmazsa 5-10 gün izine git, dinle sözümü,
Dağları yanık yanık dolaş hisset yüreğinde 'o' hüznü,
Görki bak gardaşım yalan dünyadan neler gelmiş geçmiş,
Hınzırı'yı terkedeli topraklar bile bereketsizleşmiş.
 
12-Öküzü boyunduruğla,Samiya Sambağıyı möggem sar,
Eskiyaylanın Yokuşu'nda mazu kesin gıcılar,
Şüvereg'e inerken Keçe Öküz boncuğlar,
Getirilen saplar aynı ama, arabalar değişmiş,
Şimdi devir Motorların,  onlardada plakalar değişmiş.
 
13-Garapaharın Bogaz'a Rus yapmasaydı yolu,
Hala Eskiyol'un yokuşunda solu babam solu,
Buradan kaynar köyün içme suyu,
Garapahar Yolu aynı ama, yolcuları değişmiş,
Suyu köye getiren hattı, boruları değişmiş.
 
14-Bir başladımı 3gün 3gece sürerdi düğünler,
Köy şendi, insanlar şendi hey gidi günler,
İnşaallah geri gelir o masal gibi günler,
Yollar sokaklar boşalmış, evler harabolmuş,
HINZIRInın eski heybeti-ihtişamı kaybolmuş.
 
15-Haci Seydi Vedduha'yi okur 300 çocuk AMiiiiiN derdi,
Çınlayan seslere dağlar taşlar karsılık verirdi,
Bu mübarek tabloya katılmak için melekler inerdi,
Kuran Mehdebi'nin içi odunlarla doldurulmuş,
Artık Kur'an dersleri camide verilir olmuş.
 
16-Çite giceksen Gendirifi almayı unutma,
Kırzöyülü köyde cak sabanın başına,
Cemegide cak Modullu Masda'ya,
'Ho gel' diyen seslerin yerinde yeller esiyor,
Traktör gürültüsü kulakları deliyor.
 
17-Gem sürerken böyük kürek alacaksın,
Öküz kuyrugunu kaldırmadan altına tutacaksın,
Gemi harmandan kaçırmayacaksın,
Şimdi ağız tadıyla patoz vuran kalmamış,
Suyu bırakıp harmana,  harman çalan kalmamış.
 
18-Yeni şeyler gördüm içime doldu sevinçler,
Köyde yeniden yapılır olmus güzel güzel evler,
GELİN KÖYE EV YAPALIM KARDEŞLER,
Yapalımki köyümüz yeniden şenlensin,
Ahirettede hesabımız kolay gelsin.
 
19-Yedi sülaleni saysın sana sorda bak Gardiyan Yaşar,
Garsavuran, Kara Kelleyil,Kırkyaup,Keremgil, Avşar,
Karaçavuş,Nezirler,Bişmiş Dursun, Küpcügiller, Cafarlar,
Say sayabildigin kadar sülaler boyu kuşaklar gelişmiş,
Köyde şimdi soysupu bilenler hep değişmiş.
 
20-İki kişi varki köyde bambaşka onların hali,
Birisi Kav Ahmet, biriside Kav Ali,
Kav Ahmet İngilizde, yıllar önce döndü Kav Ali,
Onların da artık eski forsu kalmamış,
Demekki dünyayı yorabilen kimse olmamış.
 
21-Yaylanın dört yanında aynı adlı dört dağ var;
Karşısında Korpahar, solunda Karapahar,
Sağında Küçügü, arkasında da Böyükakpahar,
Yaylanın Düzleri 'HARBEEESSS'  bağıranları özlemiş,
Kimler bu yaylada Höllükle çocuklari bezlemiş.
 
22-Köve haber yolladım, bu gün davar duza gelecek,
Toğlular kırkılacak, kulakları Enenecek,
Çobana iki GILiK peynir, birezde yağ verilecek,
YapaĞI yünleri kIrkan cobanlar işi bırakmış,
Zaten kırkılacak davar-koyun bile kalmamış.
 
23-Kerem Keş  kaçdı, inin ardını savuşdu,
Kartal Yuvasından Kor Guşlar uçdu,
Toklu Çarpan bu sefer hedefi teğet geçdi,
Camuşgıran yağdı,mallar telef olacak,
Gelöyünner geri kalan Kırihbuğdaları kıracak.
 
24-Kösürelihden gelirken Goço Dayı bağırdı;
'Ulan bene bağhın, azığiz yohğsa Pağaçmı'?
'İftara geç galirim, ahğşama vahğıt yahğlaştı',
Soğuk gözelerin başında dinlenenler yok artık,
 Kurumuş gözeler, onlarında suyu yok artık.
 
25-Hğapanardı'na gidilecek, Kelsanı'dan vize almalı,
Aşuğungevene gidip kışlık Çarşur yolmalı,
Gevrek, Hğulüs, Kağaver'den arasına katmalı,
Dagı taşı eşdeşt ederken millet,şimdi tarlalar ekilmemiş,
Güneşte terleyen hani, tırpana Gılev bile çekilmemiş.
 
26-Gara Dursun  tamamda, öbürü Haşlakmıydı, Bişmişmi?
Mehdigil'in kapıdan Almancılar eskilmişmi?
Sağ gidenler acaba sağlam geri gelmişmi?
Göç vere vere köyün nüfusu tükenmiş,
Küçücük İdiş bile çogalmış, bizi geçmiş.
 
27-Ayam bozdu gine herhal yağmur gelecek,
Yağmazsa eger Barhar eser, Geçudağzına Tene gidilecek
Fiyler iyice gevredi, Baduşlar çatlamadan biçilecek,
Çifzora dönersen yatmış yerleri ancak biçersin,
ÖZELENMİŞ Gatıhğdan Çalhğamayı Tihlersin.
 
28-Acaba hala alınıyormu, şu lanet Başlık Parası,
Evlenecek damadın korkulu rüyası,
Verenin bir kere, alanın bin kere yüz karası,
Gelenek-görenek diye insanlar aldatılmış,
Kimse darılmasin amma kızlar 'mal' gibi satılmış.
 
29-Cünüt Kireçlik'le Yanuhğdeğirmen'in arasında kalmış,
Karapaharın Suyu'yla Kireçliğin Suyu Köprübaşında gatışmış,
Büyük Köprü'nün altında güya Mekir varmış,
Korku dünyasında hayalen ne kahramanlar üretilmiş,
Mekir'den korkmuş millet, köprü Euzu- Besmele'yle geçilmiş.
 
30-Avrupa'da bir başka söyleniyor Kömürgen'in adı,
Sebzeye karışmış yanından geçtiğimiz Karga Soğanı,
Zor bulursun dağlarda eskisi gibi Yemlik toplayanı,
Bahar geldimi herkes peştemalı beline bağlarmış,
Serçegözü, Çayırçemliği, Evelik dağlarda kalmış.
 
31-Nal-mıhğ unutulmuş, Çeküç-kelpetün yasda,
Kokoruzlu Deynek neki, haniya Masda,
Tarlalardan orakla toplanmıyor ki deste,
Üçdilli Yabalar köyün yeni gözdesi olmuş,
Haniya ireşberlik, tırpanı kimler biçiyormuş.
 
32-Top Memmet ayri bir kol Keremgil Sülalesinden,
Yukariki hark geçer evinin içinden,
Yonca biçer getirir Karabölüklerden,
Karabölükler, yoncalar ayni ama biçen değişmiş,
İğdekolunda Kanlıçam'ın suyunu içen değişmiş.
 
33-Tarlayı biçtimi Çögüller ortaya çıkar,
Rehmet kuvvetli yağarsa Çölüklerdende su akar,
Kışın Gayığhıyı alan, Berliğe kaymaya koşar,
Köye eskisi gibi kar yağmaz olmuş,
Bacalardan kar Kürüyenler tarih olmuş.
 
34-Başlarını YAŞMAKLA bağlar, alırlar sırtlarına ÇARI,
FİSTANın en güzelini giyerler, kutlarlar bayramları,
Çocukların ellerinde heybe gibi şeker torbaları,
Gittim gördümki bayramların tadı değişmiş,
HINZIRI Çambaşı olmuş, köyün adı değişmiş!
 
35-Kooperatifin harabe hali yaktı içimi,
Gelmez olmuş artık Sağlık Ocağı'nın Ebesi,
Ot mereği yapmışlar İmam Hatib Mehdebi'ni,
Elde olanın kıymeti işte böyle bilinmez imiş,
Sanki köyün alnına yazılan kara yazı silinmez imiş?
 
36-Bir zamanlar köyün futbol ligi vardı,
Güneş, Yıldırım, Şimşek'di lig takımları,
Gurban Abi tek vuruşla Kornerden gol atardı,
Hey gidi Kaymakamlık Kupası'nı alan ÇAMBAŞISPOR!
Doğanspora kafa tutan ÇAMBAŞISPOR.
 
37-Bence değişmeli artık köyün kara talihi,
Ortaya çıkarılmalı ÇAMBAŞI'nın saklı tarihi,
Çocuklar yeniden oynamalı Hotu, Çeliği,
Kınkirik dönderip, Gızzıt oynanmalı eskisi gibi,
KÖYDE GELENEK HALİNE GELMELİ "YAYLA ŞENLİĞİ"!!!
 
38-Meraka değmezmi Kızlarsini'nde kurulan pazarlar,
İnşaallah kaybolmamıştır Alıclıseki'deki kürtlere ait mezarlar,
Ermeni Yurduymuş bir zaman Şüverek'le Mertekliğin Sırtlar,
Hangimizin haberi var köyün geçmişinden?
Birileri gitmeli değilmi bu izlerin peşinden?!!
 
39-Amcam Muhtar Neşet derki ;' Vangtede var bir yerleşim yeri',
Saymadan geçmeyelim sahiboldugumuz Kaleleri,
Çogumuz bilmeyiz Korpahardaki Şehitleri,
Rus işgalinden sonra kalanlar tamamen silinmiş,
Oysa Rus köyün sularını bile incelemiş!!!!
 
40-Bir zamanlar vardı onunda bakkaliyesi,
Köye ikinci camiyi yapmıştı, sacdandı minaresi,
Erken okumuş ezanı, orucu yemiş tüm Yassıbayır Mahallesi,
Millet ne kadar alay etsede adam gercekten Sofuymuş,
Biz gurbetteyken duydumki oda rahmetli olmuş.
 
41-Köyün kadim Goruhcusu İhtiyar Vahid,
Değnek elinde, cigara ağzında, sırtında çekit,
Onun ayak izlerine dağların hepsi şahit,
Mübarek adam yıllar yılı bıkmamış dolasmış,
Kaç kez Kale'ye çıkmış, ordan Korpahar'a aşmiş.
 
42-Eleşlilerin ağzı sulanıyor köyün suyuna,
İdişliler sahip çıkar olmuş, Güveroğlunun Çayır'a,
Bırak Çersembügü, El oglu dadanmış Akpahara,
Sahipsiz kalan köyü, fırsatçılar Gabilleşmiş,
Taaa Trabzon'dan arıcılar gelmiş, köye yerleşmiş.
 
43-Baharın tarla sürerken çıkardı Kahmut,
Dağlarda MIGIRDiK olurdu, Kuşburnuyla Armut,
Ahmaklığın alameti; Ziyaretin tepeye bağlanan çaput,
Şeytan geçer karşıya halimize gülermiş,
Bu hurafelerden acaba kim murada ermiş?
 
44-Böyügümüş Eskiyaylanın mal yayılan düzleri,
Ne yigitmis o zaman Hinziri'nin Kizlari,
Köye Başçavuş gelmiş, Camdan imiş gözleri,
Almalık satılınca Hınzırı'lılar delirmiş,
Yaylaya göçecekken, Gerdiyasar'ı geri çevirmiş.
 
45-Gülmez İseyin'in eşeğini kurtlar yemiş,
AKLIN BAŞINA GELSİNDE Bİ DAHA GİTME DEMİŞ!!!
Yıllar geçsede hala duyan katıla katıla gülermiş,
Köyümün güzel insanları ne mukallitmiş,
Koca koca meseleleri bir kelimeyle halletmiş.
 
46-Ya Sadullah'ın Danasını nasıl anlatmalı,
Hala insani güldürür Onunda okkalı cevabı,
Kardeşi Mustafa Dayı emektar Sığır Çobanı,
Helal lokmanın peşinde dağları dolaşanlara ne mutlu,
Saygıyla selamlarım öteki kardeşleri Süleyman'ı, yani TOSUN'u.
 
47-Hernüh düştü artuğ Ceged zamanı,
Dağların karı kalkmadan ehdük Doğdurmaları,
Güzlükler çokdan çıkdı yardı toprağı,
Körpe Kuzu sesleriyle doldu Alıharmanı,
Çamgıldigi toplayanlar yollari ele aldı.
 
48-Nedim'in kaseti var, Koçelin Talip sanatçı,
Nihat Abi ne yanık çalardı sazı,
Usta kaleciydi Veyis'in kardeşi Hacı,
ŞAHMEDDİN HOCAM KÖYÜN İFTiHARIDIR!!!!!! 
Bu gün okumuş olan bir çok kişi Onun eseridir!!!
 
49-Bugün istek günü, radyoyu aç hele,
Dağlar türküsüne asılsın Belkıs Akkale,
Aşığın Telinden Proğramı destandı dillere,
Hani tarlalarda yanık yanık türkü çağıran ağızlar,
Şimdi pop revaçta, türemiş zırtapozlar. 
 
50-Yürekleri yakar KiRiŞ toplamaya giden kızın türküsü,
Ağızdan ağıza, dilden dile anlatılır hazin öyküsü,
Kurtaramamıs onu ayının elinden Mahmut Emmi'si,
Taze Gelin olmayı hayal ederken, ayının elinde can vermiş,
Zorla dağa yollayan anası Boztepeden onu seyreylemiş.
 
51-Sevdalı Gelin Çamdibi'nde çıra yakmış, yanmamış!
Yarini gurbete yollamış, oda gelmemiş.
Alman- Fransız kızları milletin aklını çelmis!!!
Gurbet çıkalı köyde, ocakalara ateşler düşmüş,
Yalan dünya zevkleri benliğimizi de çürütmüş.

52-Kuşburnu'dan çıktım Kabaktepe'ye, gözümde yaşlar,
Kimsegörmez, Yanuk derken Kirazlarındere başlar,
Hele dile gelinde deyin, Koverlerdeki yığın yığın taşlar;
Bu dağlarda hangi babayiğitler devran sürdüler?
Neyi kazandılar, hani neyi götürdüler?

53-Duydum ki çobanlığa kimse gitmiyormuş,
Verilen milyarlara kimse tenezzül etmiyormuş,
Almancılar zengin sanılırdı, demekki herkes zengin olmuş,
Çobanlık etmeye ne var, dağlar zaten bomboş,
Onun için adam Tılısbığ'tan bizim köye koşmuş.
 
54-Gavudu kim unutabilir, hele yokmu Un Helvası,
Sofraların baştacı emektar Dügü çorbası,
Lahananın agzını kırar Evelik Dolması,
Tuluğ yayanlar çökertirler çökeliği,
Kömbe köyümüzün özel ekmeği.
 
55-Üzeyir, Mustafa Koç, Kor Yusuf; niye saydım bunları?
Bunlardı değilmi köyün emektar fırıncıları!
Urgayı al, Egişi Dasdara sar, Omuzla odunları,
İnsanın burnunu delerdi mis gibi kokan ekmekler,
Maharet isterdi yoğurmaya Ulu Tekneler.
 
56-Al Parducu eline, fırının külünü temizle,
Yağla ekmekleri verelim içeri tahta kürekle,
Pişmeye başlasın Lavaş, Çökelikli, Kete,
Hamur Köpdümü ekmeği pek güzel olur,
Eşkimeyen hamurdan ancak ANiK Kete olur.

57-Kervankıranından köyüme baktım,
Gözlerimden iki damla yaş bıraktım,
Ben bu dağlarla iyi ahbaptım,
Her şey aynı ama, insan değişmiş,
Devran bir başka, zaman değişmiş.
 
58-Şu aşağıda Siyasi İskender'in tarlası vardı,
Tarlalarda gelinler-kızlar orak sallardı,
İmdadın Bendi'nde balık kaynardı,
Tarlalar aynı ama insan değişmiş,
Kireçliğin suyu kurumuş, çayır-çimen değişmiş.
 
59-Kireçlik, Karıncalıktan Çekiçliğe çıkar,
Kale'nin tepesinde Koruhğçular nöbet tutar,
Bülbüller diyarıydıoysa, mekan tutmuş Baykuşlar!
Ses seda aynı ama,figan değişmiş,
Ekinleri biçen tırpan değişmiş.
 
60-Kirişlikçal bir büyük ayı yatağı,
Karaca, Atizi hayvan otağı,
Tombultaş'ın altı Bügelek tutanların durağı,
Her şey aynı ama, insan değişmiş,
Devran bir başka, zaman değişmiş.
 
61-Goço Dayı Yanuk Değirmen'i bağa çevirdi,
Garsun Ömer rahmetli değirmenini pek severdi,
Hey gidi yalan dünya bu köyden kimler geldi geçdi,
Akan sular aynı ama, değirmen değişmiş,
Yıkılmış harabolmus, deveran değişmiş.
 
62-Çocuklar genç olmuş, gençler ihtiyar,
Köyüm yıkık Peyle dolu,bomboş sokakaklar,
Kurt-kuş bile korkuyor, ıssız bu dağlar,
Mekanlar aynı ama, insan değişmiş,
Devran bir başka zaman değişmiş.
 
63-Köyün üst başında Tömek oturur,
Köye gelenleri önce o görür,
Rahmetli Poles onun komşusu olur,
Çayırbaşı aynı ama,sahipleri değişmiş,
Evlerin yeri aynı ama, yapıları değişmiş.
 
64-Yaylanın yolunu Bülbül Taşları bekler,
Telefon Dayı İğdekolu'nda Camuşlarınan tarla sürer,
Cikko Yaylanın Bogazda hersene 3-5 ton taş söker,
Oralar aynı ama,insanları değişmiş,
Çift-Çubuğun anlamı, manaları değişmiş.
 
65-Karapahar'da Gozmangili'nen Gülmez İseyin'in tarlası var,
Mırız Temel,Araboglilinkiler, Telefon üst başına ortaklar,
Onlar tamir eder badları, ama her sene yine dağıtır çobanlar,
Gürül gürül kaynayan suyu aynı ama, suyun akışı değişmiş,
Nihayet yaylacıların imdadına köprü yetişmiş.
  
66-Eskiyayla'yı Gerdiyasar'lılardan almışız,
Yayla deyvasında tüm Kelkit'e nam salmışız,
O zaman herkes atlıymış, şimdi yayan kalmışız,
Mekanlar aynı ama, asıl değişmiş,
Devran bir başka, nesil değişmiş.
 
67-Fazil Bey Muhtarmış; at ile gezer,
Karabeg Ağaymış; binniği bozar,
Hepsinin durağı aha bu mezer,
Bu diyar aynı ama, sakinleri değişmiş,
Bu diyar bi tuhaf, hakimleri değişmiş.
 
68-Davar çobanlığı Eşir Dayı'dan sorulur,
25 sene çobanlık yapar ASKERLİKTENDE KURTULUR,
Nüfusda kaydı bile yok, doğuştan unutulur,
Eşir Dayı yok köyde çoban değişmiş,
Çarık giyen yok, taban değişmiş.
 
69-Bu köyden her sene yedi çoban çıkardı!!!!
Bütün hayvanlardan sürüyle vardı,
Güze gelindimi dağlarda ot kalmazdı,
Dağlar, ovalar aynı ama yayılan hayvan değişmiş,
Sanki o devirden eser yok, zaman değişmiş.                                          
 
70-Otlar büyümüş uzun uzun, kaybolmuş mezar taşları,
Uçup gitmişler uzağa mezarlığın kargaları, kuşları,
Uzak yerler olmuş, ağzımızın içindeki Çayırbaşları,
Kartel tarlalarında kartel sükenler işi bırakmış,
Kim derdi bu tarlalarda bu günleri görecekmiş!

71-Alıharmaniından aştımı Böğürtlen Yamaları gelir,
Tüm Kelkit Ovası ayağınızın altına serilir,
Eşeklerin sırtında Döleg'e ahlet toplamaya gidilir,
Sidirge, Eskikadi, Tılısbığh bu yollardan yaylalarına göçermiş,
Şimdi o yollardaki hatıraların hepsi silinmiş.

72-Çökeliği deriden önce Tecene basarlar,
Sütleri bir araya toplayip Hğab keserler,
Goruhğdan odunu 'kadınların sırtlarında çekerler!!!!
Odunun Mükafi arabayla ancak gelirmiş,
 Mallar çekmezse araba Çoroşla  çekilirmiş.

73-Bayburtlugiller bayırın başını yurt tutmuş,
Garşu İlyas bir mahalle yapıyı Küçük Gorugun dibinde unutmuş,
Devlet Baba Dereceyi Berlikteki alçak tepeye oturtmuş,
Zobuyaupgilin Mevlüt ölçer hergün hava durumunu,
Ondan öğrenmek gerekir günlük hava raporunu.

74-Bizim komşumuz olur sülalecek Abulugiller,
Öteki mahallede yaşardı başka bir sülale, Gudulugiller,
Şimdi  ses ver  desen inler durur bomboş peyler,
Sülale sülale aileler köyümden kopup  gitmişler,
Sonu gelmez gurbet yolunu tutup gitmişler.
 
75-Yonca yemiş inekler, sütle dolu CiCiKLER,
Bayram gelmiş köye, giyilmeli CICIKLAR,
Havalar soğudu, çekilsin sırta GOCiKLER,
Köyümün dilindeki kelimeler bizim zenginliğimiz,
Onlar unutulursa kaybolur öz benliğimiz.

76-Kış geldimi başlardı, eğitimin en yükseği,
Köy odalarında egitilirdi, geleceğin gençliği,
Orada okunurdu, Hz.Peygamber'in siyeri,
Dolar dolar taşardı, Terbiye-i Halk Mektepleri,
Baştan sona belliydi, neferlerin söz hakkı ve yeri.
 
77-Onlarla ağlar, onlarla güler, onlarla şehit olurduk,
Hz.Ali'yle cenge çıkar, Battal Gazi'de kendimizi bulurduk,
Edeb-erkan öğrenirdik, tarikatsız sofi olurduk,
İbrik elinde, peşkir omuzda,diz kırıp 'uslanırdı' köy çocukları,
Emreliğe hazırlanırdı, o günün Yunusçukları.
 
78-Gözümün önünden gitmez Gıbı'nın samimi yakarışı,
Ebeyeye'nin dilsiz dillerle derdini teferruatla anlatışı,
Birde Kel Muharrem'in köye gelip Çerçilik yapışı,
Doldur ver-doldur al ile alış-verişler yapılırdı,
Dal dal boncuk alıp, gelinler oya örerlerdi.

79-Kütleyip hamuru ocağın üstüne koydumu sacı,
Taze sacekmeğiyle sarardık çökelikli gomacı,
Kara sakızdı ellerdeki yarıkların en iyi ilacı,
Eldivene ihtiyaç duymadan inşaatlar yapılır, bitermiş,
Kışın evlerin mığheriklerden tezek dumanı tütermiş!

80-Tıngılın ışığında ders yapardı çocuklar,
Bu gün şömineye dönmüş o zamanki ocaklar,
Allah'a emanet, Dağanlarda bırakılan yavrucaklar,
Hğon kesildimi tarla sanki erken biterdi,
Elle arpa yolmak ölümlerden beterdi.

81-Büyükakpaharda yaşanmıştı iki büyük acı,
Hasan Abi ayının elinden şehit, Nural'ın yok ilacı
Seyrankayası'nın çıkılmazmış yamacı,
Kurudere'ye mallar için çeşme yapıştık,
Suyunu Akpaharın Sırt'tan aşırmıştık. 

82-Kaybolmaya yüz tutmuş Atizi'ndeki İzler,
Gatıran Çukurları acaba PETROLmü gizler?
Gazan Gölleri'nden aştımı Hop Çukurları'nın düzler!
Sidirge, Eskikadı yan yana yayla kurmuşlar,
Köylerde doymamış,birbirlerini burdada bulmuşlar..

83-Yaylanın Çal'dan getirilir Tecen Taşı'nın iyisi,
Eşkikulağh İtmeği, Çoban Üzümü yaban meyvesi,
Hele yokmu Sığır Kuyruğu tozunun göze gitmesi,
Sarı sarı dağ çiçeklerinin kokuları ne hoştu,
Şu yaylanın boğazı ne kadar da yokuştu!
 
84-Bahar gelir dağlar KIRMIZI NAVRUZlarla donanır,
Sarı olanı da vardır,  EŞŞEK NAVRUZU diye anılır,
Tadı da çok güzeldir, yemek için kopartılır,
Çayırlarda açar kocaman koman GOGO ÇİÇEKLERİ,
İşittimki HIRSIZLANIYORMUŞ köyün soganlı bitkileri.
 
85-Çok mukallit bir adammış eskilerden GAFDANI,
Vefatında bile güldürdü demişlerdi adamı,
Unutmadan analım İKİZLERİN dedesi CAFAR HASANI,
Temel Dayı'ya MIRIZ diyorlar ama adam Alimmiş,
Köyün ileri gelenlerinden, aklı-selimmiş.
 
86-Senelerce komşuluk etti Şerif Memmet'le Çarpaz İsmail,
Ne ilginç değilmi; Halil Memmed'in oğlu da Halil,
Köprüden öbür yanı boydan boya Sülale-i Araboğlil,
İtmezoğlunçayır'ın dibine yerleşmiş CELEB Helmi Dayı,
Çok görürdüm yanında Tılısbığhlı CAMBAZ HASAN'I!!!

87-Şu lakaplar gerçekten çok ilgimi çekmiştir,
Hep düşünürüm, acaba nereden gelmiştir?
Kimbilir hangi hikmete binaen verilmiştir?
Galfa Salim, Cibrizle kardeşti galiba,
Mehdigilin Ataş Değirmeni işliyormu hala?

88-Ne kibar adammış amma rahmetli VARİYON!
Belkide ilk defa o sormuştur hanımına; BENİ SEVİYON!?
Kızmaca yok dedik okul arkadaşım İsa, ne kızıyon,
Atalardan galma laf vardır; devamlı tekrarlanır,
YİĞİT OLAN KİŞİ LAKABIYLA ANILIR!

89-Birde meşhur bir adam vardı; adı TOPÇUYDU,
Belkide turşuyu çok seviyordu, onun adıda KÜPÇÜYDÜ!
Betonlu Bacayı yaptı, içinde oturmadan göçtüydü,
Çil Seyfet Dayı cebine doldururdu sobada pişmiş kartelleri,
Ziyafete boğardı yoldan gelip geçenleri.
 
90-İnşaallah hakkını helal etmiştir rahmetli Muhacir,
Kızdırırdık  adamı, bagırırdık İNCİR- MUHACİR-İNCİR!
Çocukluk işte, nerden bilebilirdik, bu bir terbiyesizliktir!
Avşar Şükrü göründümü sokağın alt başından,
Gayığhıyı unuturduk, soluğu evde alırdık korkudan.
 
91-Ne güzel adetler vardı yahu eskiden,
Desde kaldırırdık yolcuya tarla biçerken.
Golot alırdık Geletürneliler yayaladan göçerken,
Çobana Dölcek vermeden kuzuyu almak ayıpdı,
İsteneni vermeyene hemen derdik "NE GIPDI"!
 
92-Çocuklarla tuhaf tuhaf oyunlar oynarlardı büyükler,
"Eşşeğime su içirdinmi" deyip, kulağını bükerler,
Biren biren, iken ikende çekücü yeyip ayağını çekenler,
Ciddilibiliçdi köyde körebe oyununun adı,
Yüzük Saklamacada gayışı yiyen eller kızazırdı.
 
93-Kimsegörmezde yayarken kaybettik malları,
Köyde duyulunca hemen "bağlandı kurt ağızları"!
Hurafeye inanıpda yaparmışız DEYVAMSIZLIKLARI!
Kendi kendimizi  aslı astarı olmayan şeylerle kandırıp durduk,
AMMA VALLAHİ DE BİLLAHİ DE ŞİMDİKİNDEN MUTLUYDUK!!!!!!!!!
 
94-Soyulcak'dan doğru Kuşburnuya çıkardık,
Dere Tarla'nın suyunda balık tutardık,
Seller eski yolu oymuşlar yarık yarık,
Kuşburnudaki Koca Salih'in bölüklerinin hepsi Hğozan,
Birileri duysun beni Allah aşkına yokmu bu oyunu bozan?!!

95-Vangde yetişir salkım salkım Gıraboğlu,
İdrar yollarındaki hastalıkların bir numaralı dostu,
Hemdinin Bahçesi'nden gelir elma kokusu,
Güneyi görünce kaymakam şaşırıp kalmış,
"Neden burda üzüm yetiştirmiyorsunuz"diye kızmış!
      LÜTFEN ELEŞTİRİ, ÖNERİ, BİLGİLERİNİZİ YAZINIZ.
Şiiri baştan sona yeniden gözden geçirdim, bazı kıtaları yeniden düzenledim, ve son haliyle gönderiyorum!
Selam ve duayla! İlyas Ayyıldız.
                                                                         Tamami 250 kita olarak hedefledigim bu siirin su anda yarisini gönderiyorum.Nasibolursa bittiginde bir kitap haline getirmeyi düsünüyorum.Sizden ricam siirin bas tarafina su yaziyida koyun."Maksadim kimseyi üzmek, kirmak, kücük düsürmek degil. Sadece köyümüze ait degerleri yeniden hatirlamak ve hatirlatmak."

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

GÜZEL KÖYÜMÜN GÜZEL İNSANLARI İÇİN HAZIRLANDI
SİTEYE DÖNMEK İÇİN BURADAKİ ANASAYFAYA TIKLAYINIZ

Kategoriler

    Arkadaşlarım

    Blogcu Yardım

    Link: Cambasi klip

    Link: Cambasi video


    Go to ImageShack® to Create your own Slideshow
    Go to ImageShack® to Create your own Slideshow

    Created by Crazyprofile.com